Bilindiği üzere para basmak devletlerin egemenlik hakkı ile ilgili olup, bir egemen devletin kendi içindeki bir yapının para basmasına müsaade etmesi mümkün değildir. Modern hukuk sistemlerinde bireyin kullanabileceği paraya yakın tek araç, kendisinin düzenleyebileceği borç senedidir. Bireyler ancak borç senetleri ile kredibilitelerini tedavül ettirebilirler. Nitekim kağıt para da esas olarak bir borç senedi olarak ortaya çıkmış, tarihsel süreçte şimdiki halini almıştır.

Bu kavramsal açıklamalardan sonra söylemek istediğimiz şudur ki, her ne kadar yaygın kullanımda kripto para da dense, Bitcoin bir para değil, alım satım işlemlerinde kullanılan bir ödeme aracıdır. Bu ödeme aracı borç senetlerinde olduğu gibi bir borçluluğu temsil etmemekte, kendisine altın, gümüş, petrol gibi başlı başına bir değer atfedilmektedir. Yani tarihte nasıl altın-gümüş paralarla alış-veriş yapılmakta idi ise şimdi de Bitcoin ile alış-veriş yapılmaktadır. Bitcoin altın, gümüş gibi yer altından değil, karmaşık teknik süreçlerle dijital ortamlardan çıkarılmakta, çözülen şifreler ile Bitcoin’e hak kazanılmaktadır (Bitcoin mining - Bitcoin madenciliği). Bu şekilde ortaya çıkarılan Bitcoin’in değeri ise bir takım organize olmayan borsalardaki alım satım işlemleri sonucunda belirlenmektedir. Bu noktada eklemek isteriz ki, ülkemizde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) düzenlediği elektronik para, teminatı para olan yani para karşılığında ihraç edilen bir ödeme aracıdır. Dolayısıyla bu yazının konusunu oluşturan, kendilerine başlı başına değer atfedilen Bitcoin ve benzeri kripto paralarla aynı nitelikte değildir.  

Özetle ifade etmek istersek, Bitcoin’in üç farklı aşamasından bahsedilebilir: 1- Bitcoin’in çıkarılması/madenciliği (Bitcoin’e hak kazanılması), 2- Bitcoin’in alınıp, satılması (borsalarda değerinin belirlenmesi), 3- Bitcoin’in ticari alış-verişlerde ödeme aracı olarak kullanılması. 
Bitcoin’in dijital ortamlardan nasıl çıkarıldığı, Bitcoin’e nasıl hak kazanıldığı bu yazının doğrudan konusu değildir. Genel görüş Bitcoin sisteminin yeterince güvenli olduğu, dolayısıyla tedavüle sahte Bitcoin sürmenin mümkün olmadığı yönündedir. Bu yazıda, yüksek getirisi ile herkesin ilgisini çeken Bitcoin’e yatırım yapılması hususu ele alınacaktır. 

Bitcoin’in değeri işlem gördüğü borsalarda oluşan arz ve talebe göre belirlenmekte olup, bunlar organize değil, organize olmayan borsalar, piyasalardır. Bu borsalardan bazılarının uzun yıllardır devam eden faaliyetleri nedeniyle güvenilir oldukları yönünde bir kanaat mevcut olsa da, borsalarda oluşan Bitcoin fiyatının manipülasyona açık olduğu, yani Bitcoin fiyatının burada gerçekleştirilen hileli işlemler ile suni bir şekilde ya da piyasasının derin olmaması nedeniyle yüksek hacimli işlemlerle etkilenebilmesinin mümkün olduğu da aynı şekilde kabul edilen bir gerçekliktir. Bitcoin’in fiyatı bir şekilde manipüle edildiğinde, fiilin nerede işlendiği, hangi hukuka tabi olduğu, tabi olduğu hukuk bakımından fiilin suç sayılıp sayılmayacağı ayrı tartışma konularıdır. Dolayısıyla Bitcoin’in fiyatı suni müdahaleler ile yükseldiğinde veya düştüğünde şikayet edecek birilerini bulmanız mümkün olmayabilir. 

Bitcoin işlemleri ile ilgili bir diğer sorun siber saldırılardır. İflas eden Bitcoin borsalarından biri olan Mt. Gox’un bilgisayar korsanlarının önemli tutarlarda Bitcoin’i çalması sonucunda işlemlerine son verdiği ifade edilmektedir. Bunun gibi satın aldığınız Bitcoin’i saklamak için açtığınız cüzdanların, yani saklama hesaplarının da siber saldırılara hedef olması mümkündür. Bitcoin saklama hesabı hizmeti sunan sitelerden inputs.io 2013 yılında iki kez siber saldırıya uğramış ve 1.2 milyon USD değerinde Bitcoin çalınmıştır. 2014 yılında yine saklama hizmeti sunan Silk Road 2.0 hesaplarından 2.7 milyon USD değerinde Bitcoin çalınmıştır. 

Tüm bu olumsuz durumlarda, fiil hangi ülkede gerçekleşmiştir, hangi ülkenin hukuku geçerli olacaktır, yetkili otoriteler kimlerdir, varlıklarınıza ilişkin bir garanti veya sigorta var mıdır şeklindeki sorulara cevapların bulunması, bu cevaplar çerçevesinde hareket edilmesi gerekecektir. Kuvvetle muhtemeldir ki Türkiye’den yatırım yapan bir yatırımcının tüm bu sorunlarla ilgilenmesi mümkün olmayacak, Türkiye’de başvuracağı mercilerden de kendisini tatmin edebilecek bir cevap alamayacaktır.

Bu teknik ve hukuki risklerin dışında, ülkelerin kendi ekonomileri üzerindeki kontrollerini etkileyebilecek, suç gelirlerinin aklanmasında ve terörizmin finansmanında kullanılabilecek olan sanal para birimlerinin bazı ülkeler tarafından yasaklanması ihtimali de mevcuttur. Nitekim sayıları pek fazla olmamakla birlikte Bitcoin’e ilişkin yasaklamalar ve/veya sınırlamalar getiren ülkeler mevcuttur.

Peki Bitcoin’e ilişkin Türkiye’deki durum nedir? BDDK 25/11/2013'te bir kamuoyu duyurusu yaparak, Bitcoin'in 6493 sayılı “Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun” kapsamında olmadığını ve elektronik para olarak değerlendirilmediği için gözetim ve denetiminin mümkün olmadığını belirtmiştir. BDDK aynı açıklamasında, Bitcoin ve benzeri sanal paralar ile gerçekleştirilen işlemlerde tarafların kimliklerinin bilinmemesinin, söz konusu sanal paraların yasadışı faaliyetlerde kullanılması için uygun bir ortam yarattığı, ayrıca Bitcoin’in piyasa değerinin aşırı oynak olabilmesi, dijital cüzdanların çalınabilmesi, kaybolabilmesi veya sahiplerinin bilgileri dışında usulsüz olarak kullanılabilmesi gibi risklerin yanı sıra yapılan işlemlerin geri döndürülemez olmasından dolayı operasyonel hatalardan ya da kötü niyetli satıcıların suistimalinden kaynaklı risklere de açık olduğu ifade edilmiştir. 

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından aracı kurumlara duyurulmak üzere Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’ne gönderilen 01/12/2017 tarihli yazıda, sanal para birimleri ile ilgili olarak ülkemizde bir düzenleme veya tanımlamanın bulunmadığı ve Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında yer alan türev araçlara dayanak teşkil edebilecek unsurlar içerisinde sanal para birimlerinin bulunmadığı dikkate alınarak, bu aşamada müşterilere yönelik olarak sanal para birimlerine dayalı spot veya türev işlemler yapılmaması gerektiği ifade edilmiştir. 
Görüldüğü üzere Türkiye’de faaliyet yürüten aracı kurumlar müşterileri ile kıymetli madenlere, dövize, petrole ve benzeri varlıklara dayalı türev araç işlemleri yapabiliyorken, Bitcoin’e dayalı türev araç işlemi yapmaları mümkün değildir. 

Bitcoin’in değeri olan bir varlık olduğu konusunda şüphe yoktur. Ancak yukarıda kısaca bahsedildiği üzere, Bitcoin hukuki anlamda para niteliğine haiz değildir. Ödeme aracı olarak kullanılıyor olmasına rağmen, ortaklık, alacaklılık ve benzeri bir hakkı da temsil etmemekte olup, sermaye piyasası aracı olarak tanımlanması da mümkün değildir. 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu ve ikincil mevzuatı çerçevesinde borsaya tabi madde de değildir. Bu nedenle Türkiye’de herhangi bir şahıs organize olmayan bir Bitcoin alım-satım platformu işletmeye veya saklama hizmeti sunmaya başlasa, bunun hangi düzenlemeye tabi olacağı, herhangi bir izin yükümlülüğü olup olmadığı açık değildir. 

Yukarıda kısaca bahsedilen tüm bilgilere rağmen, Türkiye’de ikamet eden bir yatırımcının internet üzerinden yabancı bir internet sitesinde saklama hesabı (Bitcoin Wallet) açarak, bir Bitcoin borsasında işlem yapmasını engelleyen herhangi bir yasak da söz konusu değildir. Risk iştahı yüksek yatırımcıların seçtikleri internet platformları aracılığı ile Bitcoin’e yatırım yapmalarının önünde herhangi bir engel bulunmamaktadır.
Tüm yasal, operasyonel ve ekonomik risklerine rağmen Bitcoin ekonomik bir gerçeklik olarak ortada olup, alınıp satılmakta ve fiyatında kısa zaman dilimlerinde keskin yükselişler ve düşüşler olabilmektedir. Bitcoin fiyatında yaşanan olağanüstü artışlar bazılarınca akıl dışı olarak nitelendirilip, tarihte lale fiyatlarında yaşanan olağan dışı fiyat artışlarına benzetilerek Tulipomania (lale çılgınlığı) olarak tanımlansa da, bu yaklaşımlar mevcut ekonomik gerçekliği değiştirmemektedir. İnsanları algıların yönlendirdiği günümüz modern dünyasında, dijital ortamdaki şifrelerin çözülmesi ile hak kazanılan bir ödülün, 19 bin USD’lere kadar alıcı buluyor olmasını yadırgamamak gerekir. Şu anda tedavülde 16.5 milyon adet olduğu ve en fazla 21 milyon adet üretilebileceği söylenen Bitcoin’in arzı sınırlıdır. Yüksek talep olduğu sürece fiyat artışları olması, arz talep dengesine ilişkin temel iktisat teorisinin bir gereğidir. Bizim bu yazının okurlarına vermek istediğimiz mesaj, Bitcon’e yatım yapan bir yatırımcının yüksek riskin farkında olması ve beklentileri ile tercihlerini de buna göre ayarlaması gerektiğidir. 
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.