Geçtiğimiz Hafta Piyasalarda Neler Yaşandı?

Türkiye açısında önemli bir diplomatik başarı elde edilmiş oldu. Dolar/TL 3,86’nın üzerinde başladığı haftayı risk iştahındaki artışla beraber doların uluslararası arenada değer kaybetmesiyle 3,82’nin altında kapatıyor. Euro/dolar paritesi 1,18’in üzerinde tutunma çabasında. Avrupa’da süren Almanya hükümet belirsizliği, İspanya’nın Katalan belirsizliğine rağmen risk iştahındaki artış euronun değer kazanmasında önemli bir faktör. Euro/TL ise 4,51-4,-55 bandında hareket ettiği haftayı 4,52 seviyesinden tamamladı. Böylece döviz sepeti de 4,20’nin üzerinde başladığı haftayı 4,17’den kapatmış oluyor. Gösterge tahvil faizi haftanın genelinde %13,47’den işlem görürken haftayı %13,40’tan kapattı. BİST100 endeksi 110.000 sınırında başladığı haftayı 111.099 puandan kapattı. ABD’de devam eden Rıza Sarraf davasında bu hafta jürinin kararı aşamasına geçildi. Davanın yurtiçi gündemdeki etkisinin azaldığını gözlemlemekle beraber henüz sonuçlanmadığını ve çıkacak olumsuz bir kararda tekrar gündemdeki eski yerini alacağını ifade edelim. Altın fiyatları bu hafta dolardaki değer kaybıyla beraber toparlanmaya devam etti. Ons fiyatı 1.255 dolardan başladığı haftayı 1.270 dolardan kapatmak üzere. Gram altının TL fiyatı ise hem TL’nin değer kazanması hem de ons fiyatının yükselmesiyle 155,7 TL’nin üzerinde başladığı haftada çok değişmeyerek 157,9 TL’den kapattı.

Uzun süredir tüm küresel piyasaların gündemini oluşturan ABD’de kurumlar vergisi oranlarını düşürecek olan vergi yasa tasarısı Salı günü hem senato hem de temsilciler meclisi tarafından onaylandı. Seçildiği günden bu yana istediklerini yapma konusunda sıkıntı yaşayan ABD Başkan’ı Trump bu yasayla elini güçlendirirken önemli bir siyasi başarı elde etmiş oldu. Vergi yasası hem kurumlar vergisinde hem bireysel gelir vergilerinde çeşitli kademelerde indirimler öngörüyor. Büyüme konusunda olumlu katkısı görülecek olan tasarının aynı zamanda enflasyonu artırıcı etki yaratması bekleniyor. Dolar endeksi haber sonrasında 93,05 seviyesine kadar gerilerken ABD 10 yıllık tahvil faizi 2,457 seviyesine yükseldi. ABD hisse senetleri piyasasında ise negatif bir görüntü ortaya çıktı. Japonya Merkez Bankası 2 günlük toplantısı ardından faiz oranlarında değişikliğe gitmezken, teşvik programında da herhangi bir adım atmadı.

Döviz tarafında geçtiğimiz günlere nazaran daha sakin ve daha düşük volatiliteli günler geçiriyoruz. TÜİK ve TCMB tarafından açıklanan tüketici güven endeksi Aralık ayında %0,1 azalarak 65,10 oldu. Bir önceki seviye ise 65,20 idi. ABD üçüncü çeyrekte %3,2 büyüdü. Beklenti %3,3 seviyesindeydi. ABD’de kişisel tüketim de yıllık 2,2 artarken beklenti rakam olan %2,3’ün bir miktar altında kalmış oldu. Perşembe akşam Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Türkiye’nin girişimleriyle hazırlanan ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs kararını eleştiren karar tasarısı 128 lehte oyla kabul edilirken Türkiye açısından diplomatik bir zafer kazanılmış oldu. Bu durumun yurtiçi piyasalara ve TL varlıklarda ciddi anlamda olumlu ayrışmaya yol açtığını söylemek zor ama siyasi arenada Türkiye’nin elinin güçlendiği aşikar.

Haftanın son işlem gününe BİST100 endeksi %0,56 artışla 622 puan yükselerek 111.894 puandan başladı. Dolar/TL birkaç gündür içinde bulunduğu 3,8150-3,8250 bandında hareketine bugün de devam ediyor. TÜİK tarafından açıklanan yeni konut satışları Kasım ayında yıllık %7,5 azalarak 59.354 oldu. Yabancılara yapılan satışlar %21,4 artış gösterirken en fazla konut alanlar Irak vatandaşları oldu. SPK Başkanı Ertaş tahvil yatırımcılarının haklarını güçlendirecek yeni özel sektör tahvil düzenlemesinin Bakanlık’a sunulduğunu açıkladı. BİST100 111.099 seviyesinden kapanarak haftalık olarak %1,61 değer kazanmış oldu. Uzun Vadede Ne Bekliyoruz… 8,7x olan MSCI Türkiye F/K17 çarpanı 14,0x olan MSCI EM F/K17 çarpanına göre %38 iskontolu. İskontonun tarihi ortalamasının %18 olduğu dikkate alındığında Türkiye için son dönemde artan piyasa volatilitelerinin bir katalizör sonrası normalize seviyeye gelmesi durumunda Türk borsası için önemli bir potansiyelin bulunduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca Türkiye’nin taşıdığı riskleri dengeleyebilecek büyüme potansiyeli de dikkate alınmalı. Türk şirketlerinin 2018 ve 2019 yılları için satış, FAVÖK, net kar ve temettü büyüme beklentileri EM ortalama beklentilerin hafif üzerindedir. TCMB’nin 2017 yılında FED’in atacağı adımlara göre pozisyon alacağını beklemekteyiz. Bloomberg konsensüs verisine göre 2017 sonunda 10 yıllık tahvil faizlerinin %10,86 seviyesinde dengeleneceği beklenmektedir. Aynı şekilde Dolar/TL’nin 2017’de ortalama 3,65 seviyelerinde seyredeceği, 2017 sonunda ise 3,88 seviyesinde dengeleneceği beklenmektedir. 

BİZİM MENKUL DEĞERLER

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.