Türkiye ekonomisi piste nasıl inecek

Türkiye ekonomisi üzerinde kara bulutlar dolaşırken, en kötü tercihlerden kötü bir tercihi ülke olarak seçmek durumunda bırakıldık. Büyüme oranları resmen ‘’uçuyor’’. Bende uçak örneği ile somut olarak alternatifleri sıralayacağım. Senaryolardan inandığınızı tercih edebilirsiniz.

1* Tasarruf açığı olan Türkiye, 2008 yılında aşırı ucuz finansman kaynakları ile dünyada borç almayanın dövüldüğü dönemde borçlandık. Potansiyelimizin üzerinde büyüme rakamlarına ulaşıp borç almayı ve cari açık vermeyi alışkanlık haline getirdik.

2* Suni büyümeler, borçlanma imkanlarının azalması, sistematik riskler, hava muhalefeti ‘’Jeopolitik riskler’’ uçağın havada kalamayıp acil inişe geçmesini gerekli kılıyor. Yani büyüme oranları sürdürülebilir olmaktan çıkıp ayakları yere basması gerekiyor. Yoksa motoru havada yakarız!

3* Piste iniş kaçınılmaz ama nasıl ineceğiz? Yumuşak iniş yapabilmek için 220-240 km hızla uçak piste arka tekerlerini koyması gerekiyor. Böylece yolcular da ürkmeden, uçak hasar almadan, yeniden kalkışa geçebilecek bir iniş sağlanır. Yumuşak iniş bizim için imkansız görülüyor. 

4* Şu an ekonomimizin hızı 400-500 Km/h arasında ve biz hız kesmeden gidiyoruz. Bu durumda pisti pas geçmek veya piste sert iniş-çakılış (KRİZ) seçenekleri kalıyor. Ama bunların da çok çok ağır maliyetleri var! Burada tüm hüner kokpitteki pilotların tecrübesine kalıyor. 

5* Ekonomi yönetimi pisti pas geçebilir. Uçağın yakıtı ve havada kalış için destek bulacaklarına inanıyorlarsa uygun koşullarında tekrardan hızı kesip yumuşak iniş yapabilirler. ABD kredi kısıtlaması kararına rağmen, Çin ile anlaşma sonrası pist yeniden pas geçildi. 

6* Pisti bu ortamda pas geçmemizin yüksek maliyetleri var! Çünkü havada yakıt ikmali yapmak zorunda kalıyoruz! Sert iniş yapıp uçağa ağır tahribat verip bunun zararına katlanmaya değer mi? İşte bunu uçak piste bir gün inince hepimiz görecek ve zararı ödeyeceğiz. 

7* Peki uçak neden pas geçiyor? Çünkü uçağı sert indirip uçağa hasar veren bir pilotu daha kokpite sokmazlar! Pilot da bunu bildiği için, zarar kendi cebinden çıkmayacağı için sürekli pisti pas geçiyor! Pilot Başkan Erdoğan, yardımcı pilot ise Berat Albayrak. Kokpitte KAVGA yok! 

8* Mehmet Şimşek veya Ali Babacan iktisat teorilerini yerinde uygularlardı. Yani araca zarar gelmesin diye otomatik vites kurallarına uygun çalışmasını isterlerdi. Erdoğan ise düz viteste istediği viteste motoru ‘’ekonomiyi’’ ısıtıyordu. Berat beyle Triptonik vitese geçildi. 

9* Zamansız veya yanlış uygulama ekonominin yumuşak iniş yerine sert çakılmasıyla sonuçlanır ve uzun süre bakımda kalıp, iliklerimize kadar hissedebileceğimiz bir ekonomik kriz geçirmemize sebep olur. Hızımız 240 km/h civarına indirmeden 400 ile piste inmeyi bile düşünmemeliyiz! 

10* 1994 krizinde ekonomimiz sert iniş yaptı. Koç Holding %1 büyürüz tahmini yaptıktan sonra 1995 de %8 büyüdük. 2001 krizinde uçağın motoru havada yandı sert indik ama tek başına iktidar sıfır motor takıp ekonomiyi yeniden kaldırdı. 2008 krizinde yumuşak iniş yapıp kalktık.

11* 2008-2015 döneminde özel sektör ve Yap İşlet Devret projeleri kazandaki kurbağanın yavaşça kaynaması gibi ucuz finansmandan yüksek kazanç sarhoşluğuyla tehlikeyi fark edemediler. 2015-2017 döneminde yumuşak iniş yapamadan malesef darbe oldu! Yeniden havalanmak kalmak zorunda kaldık.

12* 1998 yılında Rusya; yaşanacak bir kriz var bunu ötelemenin anlamı da yok deyip halkı da ikna edip omuz omuza krizi ertelemeden yaşadılar. Biz de bunu yapmalıyız. Yani dişlerimi kaybetmemek için acilen bıçak altına yatıp kanal tedavimizi olup dolgu yapmalıyız. Geciktirmeye gelmez!!!

13* İnşaat sektörünün ve enerji şirketlerinin HELVASININ KAVRULDUĞUNA inanmıyorum. Devlet bunlara yardımcı olmak zorunda olduğunu bildiğini düşünüyorum. Hem ekonominin bankacılık sektörü gibi kilit taşı hem de yeniden kalkış için olmazsa olmaz sektörler.

14* Ekonomide dengeyi sağlamak için faizleri çıkartmak yerine Rahip Brunson’ı çıkarttık. Artık birşeyler yapılmalı zira faizler arttıkça şirketlerimizin değeri yerin dibine giriyor! Doların çıkması da döviz borçlu şirketlerimizin özsermayelerini kuşa çeviriyor. Her yönden sıkıntı

15* Son zamanlarda KATMA DEĞERLİ ÜRÜN üretelim diye herkes diline pelesenk etmiş. Bu tek çözüm yolu değil! Uzun zaman alır ve maliyetine şu an katlanmamız imkansız. Çin ekonomisi gibi ucuz işçiliğimizi kullanıp bu finansal darboğazdan çıkabiliriz. Hem ucuz hem kısa sürede!

16* Misal bir mühendis KATMA DEĞERLİ para kazanmak için yıllarını okumaya ‘’Y.Lisans-Doktora’’ harcıyor. Sonra tecrübe kazanmak için hak etmediği paranın altında yıllarca çalışmak zorunda kalıyor. Nihayet katma değerli maaş alıp, istediği hayatı yaşayıp, gül gibi geçiniyor. Örnek ABD 

17* Misal vasat bir aile katma değerli değil de değişik iş kollarında ucuz işçilikle, belki daha fazla efor sarf ederek çalışıyorlar ve bir bakıyoruz KATMA DEĞERLİ mühendisin aldığını ailecek alıyorlar. Biz ülke olarak KATMA DEĞERE uzağız ama ucuz işçiliğe yakınız başarabiliriz. 

18* Kapitalizmin kaygan yamaçlarından ekonomilerin geçtiği bir dönemde 300 üzerindeki CDS’lerimize rağmen fon bulabiliyorsak, Faize hassasiyetin kalmadığı bir dönemde TCMB kararlı durabiliyorsa şimdilik uçak pisti pas geçti diyebiliriz. Krizi ötelediğimizi düşünüyorum.

19* Özel sektör sıkıntıda ve borçlarını yapılandırmak istiyor ancak bankaların bu fonu bulması kredi derecelendirme kuruluşları marifetiyle gerçekten zorlaştı. Bankalar daha düne kadar sarhoş olmadığını iddia eden alkolikler gibiydiler nihayet durumlarını görmeye başladılar.

20* Son söz olarak : Dış mihraklar bizi yere düşürmedi. Biz yürümesini bilmeden koşmaya çalıştığımız için düştük. Ancak kalkmaya çalıştıkça yerde bizi tekmelemeye devam ediyorlar. Korkmayın TAŞ KAYNATACAĞIMIZ günler falan gelmeyecek. Bizi yine onlar kaldıracaklar! Hem de SEVE SEVE

Tayfun KAYA 
Teknik Analist

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.