GEÇTİĞİMİZ HAFTA NE OLDU…

Haftanın ilk işlem gününde Merkez Bankası adımları izlendi. Merkez Bankası Repo ihalesini kapatıp geç
likidite penceresini açık bırakarak Dolar/TL’de gevşemeye neden olsa da bu durum bankaların fonlama
maliyetini artırdı. Geç likidite penceresi olağan üstü dönemlerde %10 ile sınırsız kredi imkanı sunarken
böyle bir aracın kullanılması görünürde olmasa da fiilen bir faiz artışı olmakla birlikte kredibilite ve algı
açısından da sorgulanabilir.Öte yandan hafta başında açıklanan en önemli veri beklentiyi (%11,5) aşan
Ekim ayı işsizlik verisiydi. İşsizlik 2009 Ekim ayındaki seviyesi olan %12,2’ye yakın %11,8 olarak açıklandı.
Verinin 2009 yılındaki kriz koşullarına yakın bir seviye olması dikkat çekici. İşsizlik mevsimsel olarak Ocak-
Şubat aylarında zirveyi görürken Nisan-Mayıs-Haziran aylarında geriliyor. Bu durum işsizlikte kısmi yükseliş
trendinin bir süre daha sürebileceğine işaret ediyor. Dolar/TL ise haftanın ilk işlem gününde 3,81-3,72 gibi
geniş bir bandda hareket etti.

Devam eden günde BİST100 2017 başından bu yana gösterdiği yükseliş trendini sürdürdü ve 82.362
puandan günü kapattı. Böylece BİST100, 15 Temmuz öncesi kapanış seviyesi olan 82.825 puana
yaklaşmış oldu. Sanayi endeksinin 93 bin ile BİST100’ün zirvesini gördüğü 2013 Mayıs seviyesini
aşması gerçekten dikkat çekiciydi. Benzer performansı bankacılık endeksi göstermiş olsaydı
endeks 95 bin seviyesine yakınsamış olacaktı. Aynı gün Merkez Bankası’nın TL sıkılaştırma
politikalarına ek olarak dolar swaplarında karşı taraf taahhüttü vermesi rezervleri doğrudan eritmeden
doların TL karşısında değer kaybetmesi için bir hamle olarak görüldü. Dolar/TL gün içerisinde 3,81-3,75
bandında hareket ederken günü 3,75’ten kapattı. Dolardaki dalgalanmaya rağmen yabancı yatırımcıların
borsadan çıkış yapmaması ve iç piyasada güçlü yatırımların sürmesi olumlu. Salı günü yaşanan bir diğer
önemli gelişme ise İngiltere Başbakanı’nın konuşmasıydı. May, öncelikle "Birleşik Krallık ile AB arasında
yeni, olumlu ve yapıcı bir ortaklık oluşturmayı" hedeflediklerini kaydetti ve piyasa tarafından ılımlı karşılanan
bir konuşma yaptı.

BIST’teki yükseliş Çarşamba günü de devam ederek 82.779 seviyeleri görüldü. Sanayi endeksi 2016 yılında
banka endeksine göre gösterdiği görece güçlü performansı 2017 yılının ilk ayında da sürdürdü. FED
Başkanı Yellen, politika faizini 2019'un sonuna kadar yılda birkaç kez artırmayı öngördüklerini ve
ekonominin hedef seviyeler yakınında seyretmesinin kademeli faiz artışını garanti ettiğini belirtirken,
Yellen’in yapmış olduğu açıklamalar dolar endeksi ve ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin kısmen yükselmesine
neden oldu.

TCMB yabancıların DİBS ve hisse senedindeki stoklarını açıkladı. 2016 yılında yabancıların toplam çıkışları
161 mn dolar olurken 2017 başından 13 Ocak’a kadar yabancının tahvil ve hisse net çıkışı 150 milyon
dolar olarak gerçekleşti. 9 Aralık-13 Ocak arasında kurun 3,36’dan 3,84’e geldiği dönemde ise
yabancıların net çıkışı sadece 7,9 mn dolar. Bu veriler kurdaki son yükselişte Başbakan’ın da
açıkladığı gibi 210 milyar dolar açık pozisyonda olan Türk şirketleri olduğu algısını da güçlendiriyor.
Dolar ve faizdeki yükselişe rağmen ilave yabancı alımının gelmemesi ise faiz ve kurdaki oynaklığa dair
kaygılarını gösteriyor. Perşembe günü BİST100’de bir miktar kar satışları gözlemlendi. BİST100’ün 15
Temmuz öncesine gelmesine rağmen Dolar/TL ve faizlerin 15 Temmuz seviyesinden oldukça uzak olması
fiyatlamadaki dengesizliğe işaret ediyor. Banka endeksi ise 2009 krizinin yaşandığı dönemdeki F/K
çarpanlarının dahi altından işlem görüyor. Bu durum Türk borsasının özellikle güçlü bankacılık kanalında
ciddi bir yatırım potansiyeli anlamına geliyor. Fitch’in kredi notuna yönelik algılanan açıklamaları
sonrası BİST100’deki düşüş belirginleşirken Dolar/TL’de tekrar 3,84’ler görüldü.
Haftanın son işlem gününe kar satışlarıyla başlayan endeks ikinci yarıda kayıplarını geri alarak hızlı
toparlandı ve şu sıralarda %1’e yakın artıda seyrediyor. Dolar/TL ise 3,80 seviyelerinden işlem görüyor.
Uzun Vadede Ne Bekliyoruz…

MSCI Türkiye F/K17 çarpanı MSCI EM F/K17 çarpanına göre %39 iskontolu. İskontonun tarihi
ortalamasının %12 olduğu dikkate alındığında Türkiye için son dönemde artan CDS ve piyasa
volatilitelerinin bir katalizör sonrası normalize seviyeye gelmesi durumunda Türk borsası için önemli bir
potansiyelin bulunduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca Türkiye’nin taşıdığı riskleri dengeleyebilecek büyüme
potansiyeli de dikkate alınmalı. Türk şirketlerinin 2017 temettü, net satış ve FAVÖK büyüme
beklentileri EM ortalama beklentilerinin üzerindedir. TCMB’nin 2017 yılında FED’in atacağı adımlara
göre pozisyon alacağını beklemekteyiz. 2017 sonunda 10 yıllık tahvil faizlerinin piyasa beklentisine paralel
%12 seviyesinin hafif üzerine çıkmasını öngörmekteyiz. Dolar/TL’nin 2017’de ortalama 3,60 seviyelerinde
seyredeceğini öngörürken 2017 sonunda 3,70 seviyesine ulaşacağı öngörülmektedir.

BİZİM MENKUL DEĞERLER
 

Anahtar Kelimeler:
geçtiğimiz hafta oldu
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.