Geçtiğimiz hafta piyasalarda neler oldu?

Haftanın ilk işlem gününde OPEC’in petrol üretiminde üretim kısıtlamasına gidileceği beklentisi ile petrol yükselirken Asya hisseleri petrolden olumlu etkilendi. MSCI Asya Pasifik Endeksi, Hong Kong hisselerinin öncülüğünde yüzde 0,9 yükseldi. Asya hisse senetleri, ABD'de dört büyük hisse senedi endeksinin 1999'dan bu yana ilk kez aynı gün rekor zirvelerde kapanmasının ardından değer kazandı. BİST100 ise daha yatay bir hareket izledi ve haftanın ilk işlem gününü 75.543 seviyesinden kapattı. Haftanın devamında Avrupa endeksleri son bir haftadaki petrol fiyatlarının artması ile yükselirken Amerikan borsaları son dönemdeki yükselişine devam etti. Amerikan 10 yıllık devlet tahvili ve dolar endeksi gevşerken BIST kayıplarını geri almaya başladı. Perşembe günü yurtışı endekler pozitif seyrederken BİST100 kısmen negative ayrıştı. 8 Kasım sonrası Amerika’nın 3 büyük borsası tarihi zirvelerine ulaşırken kobi borsası olarak nitelendirilen Russel Endeksi %11 yükseldi. Aynı gün dolardaki yükselişin etkisiyle BİST100 %1 gerileyerek 75.036 seviyesinden kapandı. Haftanın son işlem gününde FED toplantısı öncesi dolarda uluslararası piyasalarda yaşanan gevşemenin de etkisiyle rekor sonrası dolar sınırlı da olsa gevşeme yönünde bir seyir izledi ve haftayı 3,45 seviyelerinden kapattı. Dolardaki keskin yükselişe ragmen BİST100 dirençli duruşunu südürdü ve Cuma günü yatay bir kapanışla 74.363,45 puandan haftayı tamamladı. Hafta boyu Dolar/TL 3,36-3,45 bandında %2,7’lik bir artış sergilerken BİST100 75.500-74.300 bandında dalgalandı ve %1,7’lik gerileme gösterdi.

Bu haftanın en önemli gelişmesi Merkez Bankası tarafından Perşembe günü açıklanan kararlardı. TCMB piyasa beklentisinin aksine faizleri 50 baz puan artırarak yükselen kur ortamında bir hamle yaptı. Bu durum hem Merkez Bankası’nın proaktif bir rol aldığını gösterirken hem de bağımsız duruşu hakkında güçlü bir işaret verdi. Ayrıca Kasım ayında Meksika pezosu dahil dolar karşısında en fazla değer kaybeden para olan Türk Lirası için TL’de likidite azaltıcı bir hamle yapılması son derece rasyonel bir strateji olarak değerlendirilebilir. Meksika Merkez Bankası aynı dönemde faizleri artırdı. Faiz artışı kararı sonrası Dolar/TL hızlı bir şekilde 3,41’den 3,36’ya gevşerken AP’nin aldığı “Müzakereler Dondurulsun” tavsiye kararı sonrası dolarda hızlı bir yükseliş başladı ve Perşembe gecesi 3,48 seviyesi test edildi. Reel sektörün 210 milyar dolar döviz açık pozisyonunun GSYH’nın %28’ine ulaşmış olması gelecek dönemde reel sektörün yatırım, büyüme ve borç ödeme planlamasında zorlukları beraberinde getirebileceğine işaret ediyor. İşsizlik rakamlarındaki yükseliş bu durumun ilk işareti olarak görülebilir. Bu anlamda Merkez Bankası’nın yaptığı hamleyi makul bulmakla birlikte anlaşılan o ki piyasalar ya da dolar yatırımcıları faiz artış kararını doların portföylerine katılması için bir alım fırsatı olarak gördüler ve düştüğü noktadan hızla yükselişe geçmesine sebep oldular. Dolardaki seyir, trendin para politikaları ile anlaşılması ya da çözülmesinin önüne geçtiğine işaret ediyor gibi. Perşembe günü Türk askerinin Suriye’de saldırıya uğraması ve Türkiye-AB ilişkilerinin bir kırılma gerçekleştirip gerçekleştirmeyeceği kurdaki seyirde etkili olacak gibi gözüküyor. Yine de doların sadece TL’ye karşı değer kazandığını düşünmek pek de rasyonel olmayacaktır. ABD’den gelen güçlü ekonomik veriler ve 4.çeyrekte ABD’nin %3,6 ile son derece güçlü bir büyüme beklentisine sahip olması dolar endeksini de tarihi zirvelerine taşıyor.

Uzun Vadede Ne Bekliyoruz… MSCI Türkiye F/K16 çarpanı MSCI EM F/K16 çarpanına göre %35 iskontolu. İskontonun tarihi ortalamasının %11 olduğu dikkate alındığında Türkiye için son dönemde artan CDS ve piyasa volatilitelerinin bir katalizör sonrası normalize seviyeye gelmesi durumunda Türk borsası için önemli bir potansiyelin bulunduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca Türkiye’nin taşıdığı riskleri dengeleyebilecek büyüme potansiyeli de dikkate alınmalı. Türk şirketlerinin 2017 net kar, net satış ve FAVÖK büyüme beklentileri EM ortalama beklentilerinin üzerindedir. TCMB’nin 2017 yılında FED’in atacağı adımlara göre pozisyon alacağını beklemekteyiz. 2017 sonunda 10 yıllık tahvil faizlerinin piyasa beklentisine paralel %11’in hafif üzerine çıkmasını öngörmekteyiz. Dolar/TL’nin yılın son çeyreğinde 3,25-3,30 bandında seyretmesi beklenirken 2017 sonunda 3,30-3,50 seviyesine ulaşacağı öngörülmektedir.

BİZİM MENKUL DEĞERLER

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.