Geçtiğimiz ve Gelecek haftanın analizi

Haftaya 3,71 seviyesinden başlayan Dolar/TL hafta içerisinde 3,94’ü görmesine rağmen haftayı %2,4’lük artışla 3,80’den kapadı. 76.786 puan ile haftayı açan BİST100 ise %6,1’lik artışla haftayı 81.524 seviyesinden kapattı. Haftanın ilk işlem gününe Sanayi Üretimi verileri ve Moody's ’in 2017'de Türk bankalarının varlık kalitesinde kötüleşme beklediği açıklamaları ile başladık. Zayıf gelen sanayi üretimi verileri ve Moody’s açıklamaları sonrası Dolar/TL yükselişe geçerek 3,74 seviyelerini gördü. Referandum belirsizliği ve anayasa görüşmeleri, artan terör olayları ve ayrıca 27 Ocak’taki Fitch’in kredi notu açıklayacağı gibi nedenler Dolar/TL kurunun sert yükselerek 3,89 seviyelerine kadar yükselmesine yol açtı. Öte yandan kurdaki yükselişe rağmen Borsa’daki güçlü duruş dikkat çekti. BES’lerdeki sermayenin artması ve bu fonların hisse yatırımı da yapması uzun vadeli yatırımı yerli tarafında da artırdığı için BİST’te volatiliteler düştü denilebilir. Bir başka bakış açısına göre ise kurdaki yükseliş BİST100’ü daha ucuz ve çekici kılmaktadır. 2,90 seviyesinde iken kurun beklentinin artması ile psikolojik etkenlerin zorlamasıyla 3’ü kısa bir süre sonrasını görmesine şahitlik etmiştik. 3,9’lara yaklaşan kur için piyasada artık 4 seviyelerinin konuşulması kendini gerçekleştiren kehanet varsayımını güçlü kılabilir. Bununla birlikte kurdaki harekette ciddi hacimler gözlemlenmedi. Terör olaylarındaki azalış ya da referandum sürecinin olumlu tamamlanması ya da Fitch’in kredi notunu düşürmemesi gibi değişkenlerden birinin değişmesi halinde kurda keskin bir gerileme bekliyoruz.

Kurdaki yükseliş Çarşamba günü devam ederek 3,94 seviyeleri görüldü. Dolar/TL’nin dolar endeksinden ayrışması ve 2017 yıl başından bu yana kırılgan beşlinin para biriminin dolar karşısında nötr bir duruş sergilemesine rağmen TL’nin değer kaybetmesi yaşanan hareketin iç kaynaklı olduğunu gösteriyor. Dolar talebine bakıldığında ise yerlinin talebi dikkat çekiyor. DTH verilerindeki artışa ek olarak 210 milyar dolar döviz açık pozisyonunda yer alan şirketlerin döviz yükümlülükleri için doları talep edebileceğini düşünüyoruz. Aynı dönemde BİST100’ün yabancı payında bir geri çekilme gözlemlenmiyor. Yükselen dolar BİST’i döviz bazlı daha çekici kılarken BİST100’de enflasyon fiyatlamasının başlamış olma ihtimali de bulunmakta. Kurdaki artışın gelecekte yaratacağı enflasyon şirket gelirleri ve değerleri için kısmen de olsa enflasyon fiyatlamasını beraberinde getirmiş olabilir. 2016 yılındaki gıda enflasyonu Rusya etkisi nedeniyle tarihi dip seviyesine yakındı. Bu şartlardaki genel enflasyonun %8,5 olması artan kur ve gıda enflasyonunu düşündüğümüzde piyasanın çift haneli enflasyonu fiyatladığını ve bu durumu BİST’e yansıttığını düşünmek bir diğer seçenek olabilir.

Trump’ın düzenlediği basın toplantısında mali teşvikle alakalı konulara değinmemesi Perşembe günü Dolar’ın dünya genelinde değer kaybetmesini sağlarken yurtiçinde Merkez Bankası’nın bir hafta vadeli repo ihalesi açmaması ve bankaların TCMB'den yüzde 8.50 faizle kotasyon yoluyla repo imkanından ve yüzde 10.00 faizle geç likidite penceresinden yararlanabileceğinin ifade edilmesi doların TL karşısında değer kaybetmesine katkı sağladı ve kur 3,75 seviyelerine kadar gevşedi. Borsa İstanbul ise %4,15’lik değer kazancı ile son zamanların en sert yükselişini yaşadı.

Haftanın son işlem gününe kar satışlarıyla başlayan endeks ikinci yarıda kayıplarını geri alarak hızlı toparlandı ve şu sıralarda %1’e yakın artıda seyrediyor. Dolar/TL ise 3,80 seviyelerinden işlem görüyor.

Uzun Vadede Ne Bekliyoruz…

MSCI Türkiye F/K17 çarpanı MSCI EM F/K17 çarpanına göre %39 iskontolu. İskontonun tarihi ortalamasının %12 olduğu dikkate alındığında Türkiye için son dönemde artan CDS ve piyasa volatilitelerinin bir katalizör sonrası normalize seviyeye gelmesi durumunda Türk borsası için önemli bir potansiyelin bulunduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca Türkiye’nin taşıdığı riskleri dengeleyebilecek büyüme potansiyeli de dikkate alınmalı. Türk şirketlerinin 2017 temettü, net satış ve FAVÖK büyüme beklentileri EM ortalama beklentilerinin üzerindedir. TCMB’nin 2017 yılında FED’in atacağı adımlara göre pozisyon alacağını beklemekteyiz. 2017 sonunda 10 yıllık tahvil faizlerinin piyasa beklentisine paralel %12 seviyesinin hafif üzerine çıkmasını öngörmekteyiz. Dolar/TL’nin 2017’de ortalama 3,60 seviyelerinde seyredeceğini öngörürken 2017 sonunda 3,70 seviyesine ulaşacağı öngörülmektedir.

BİZİM MENKUL DEĞERLER

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.