Haftalık Bülten 30.01.2017 – 03.02.2017

ABD’nin 45. başkanı Donald Trump geçen haftaya damga vurdu. Seçim öncesi vaatlerinden bir çoğunu henüz ilk başkanlık günlerinde gündeme getiren Trump, bunlardan birkaçını da faaliyete geçirebilmek adına çalışmalara başladı. Trump geçen hafta tartışmalı vaatlerinden olan Meksika sınır hattına duvar örülmesi ve göçmenlere vize sınırlaması uygulanması olayları hakkında ilk adımlarını attı. Meksika sınırına duvar örülmesi hakkında kararnameyi imzalayan Trump’a Meksika siyasilerinden sert tepkiler geldi. Bu olayları finansal piyasalar nezdinde değerlendirecek olursak, Trump’ın seçim öncesi vaatlerini hızlıca gerçekleştirmeye başlaması yatırımcılarda Trump’ın diğer ekonomik vaatlerini de yakın bir zamanda hayata geçirebileceği fikri uyandırdı. Bununla birlikte artan risk iştahı Amerikan hisse senetleri ve büyük dünya endekslerinde sert yükselişler meydana getirirken güvenli varlıkları kayba yöneltti. Fakat bu olaylar Amerikan dolarına olan talebi artırmadı. Amerikan doları için daha çok Donald Trump ve Steven Mnuchin’in “ Gereğinden fazla değerli dolar ABD ekonomisi için risk teşkil ediyor “ açıklanması fiyatlandı.

Donald Trump’ın bu hamlelerinin etkisiyle ABD 10 yıllık tahvil faizleri yükselişlerini %2.50’nin üzerine kadar taşıdı. Aynı zamanda ABD hisse senetlerinde ralli devam ederken, S&P500 vadeli endeksi 2300’e dayandı. Donald Trump, bir önceki Başkan Barack Obama’nın politikalarını tersine çevirmeye yönelik adımlarına bir yenisini daha atarak, tartışmalı iki petrol boru hattının inşası çalışmalarına devam edilmesini istedi. Trump, Kanada Ham Petrolünü Amerika üzerinden Meksika Körfezi’ne taşıyacak Keystone XL petrol boru hattı ile Kuzey Dakota’dan Illinois eyaletine uzanan Dakota Access boru hattının inşası için müzakerelere yeniden başlanması çağrısını içeren başkanlık kararnamesine imza attı. Bu gelişme fiyatlara an itibariyle aşırı etkide bulunmasa da ilerleyen günlerde Donald Trump’ın ABD’nin enerji politikalarında köklü değişikliklere bulunabileceğine işaret ediyor. Aynı zamanda altyapı harcamalarının artırılması, otomobil üreticilerinin üretimlerini ABD’de de gerçekleştirmeleri için baskı kurulması ve bir çok markanın buna ikna edilmesi gibi gelişmeler orta-uzun vadede enflasyona ve ABD ekonomisini pozitif etkide bulunabilir. Bu ihtimaller yatırımcıların risk iştahını kabartarak daha riskli varlıklara yönelmesine sebep oluyor. Bu etkilerle Altın, Gümüş gibi güvenli varlık talebi gören değerli metallerde sert geri çekilmeler yaşanırken, büyük dünya endekslerinin birçoğunda sert yükseliş hareketlerine şahit oluyoruz. Bu hareketlerin Donald Trump’ın politikalarına bağlı olarak bir süre daha devam edebilecek gibi görünüyor. Geçen hafta son işlem gününde ABD büyüme rakamları açıkladı. ABD 2016 4. çeyrek GSYH çeyreklik bazda %1.9 ile beklentilerin altında kaldı.

Geçen hafta yurtiçinde ise USDTRY’nin hareketleri merkez bankasının yeni faiz kararları ardından yakından takip ediliyor. TCMB geç likidite penceresi ve marjinal fonlamada faiz artırımına karar verdi fakat kurda 3.80 üzerinde kalıcı olma isteği sürüyor. Buna neden olarak Fitch değerlendirmesi ve siyasi belirsizlikler gösterilebilir. Geçen hafta genelinde haftalık repo ihalesi düzenlemeyen ve merkez bankası, kurdaki oynaklığın önüne geçebilmek için 10 Ocak sonrası dönemde uygulamaya koyduğu ve son olarak dün açıkladığı yeni oranlarla faiz politikasında kurun yukarı yönlü hareketinin 3.85 ve üzerine doğru şiddetlenmesi durumunda GLP’ye daha fazla ağırlık vererek ağırlıklı ortalama fonlamayı %10’a ve hatta biraz daha üzerine yaklaştırabilir.  Ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinde geçen hafta son olarak %9.93 seviyesi görüldü. Aynı zamanda TCMB’nin geçen hafta uygulamaya başladığı döviz depo ihalelerinin, ihale tutarlarının hafta sonuna doğur 1 milyar dolara kadar yükseldiğini görüyoruz.

Bu hafta piyasaların radarında ABD’den gelecek veriler ve gelişmeler olacak. Cuma günü tarımdışı istihdam raporunun açıklanmasından önce FED’in FOMC toplantısından çıkacak faiz kararı bekleniyor olacak. Beklentimiz FED’in bu ayki toplantısında bir faiz artırım kararı almayacağı yönünde. Faiz artırım kararı verilen geçen ayki toplantının hemen akabinde ABD’nin 45.başkanı olarak göreve başlayan Donald Trump’ın ABD ekonomisi üzerindeki etkilerinin FED’in Mart ayı toplantısına kadar izlenmek isteyeceğini düşünüyoruz. Nitekim FED yetkililerinden gelen son mesajlar Trump’ın mali politikalarının yaratacağı belirsizliklerin izleneceği düşüncelerini yansıtmaktaydı. Bu nedenle Trump’ın ilk 100 gününde yapacakları FED’in takibinde olacak ve bu nedenle bu ay pas geçilecektir. Bunun dışında tarımdışı istihdam sonuçlarının da toplantı sonrasında açıklanacak olması FED’i bu sonuçları görmek istemeye yöneltebilir yılın ilk tarımdışı istihdam verisi olmasından ötürü FED’i beklemeye itebilir. Bu haftanın en önemli verisi olan tarımdışı istihdamda aralık ayındaki 156bin artışa karşılık Ocak ayında 172bin artış beklentisi mevcut. İşsizlik oranında ise %4.7, ortalama saatlik kazançlarda ise %0.3 artış yaşanması bekleniyor. Burada ortalama saatlik kazançların önemi Trump’ın ekonomi tarafındaki uygulamalarıyla birlikte önümüzdeki aylarda daha fazla artacak. %0.3’ün üzerinde gelebilecek veriler FED’in daha rahat hareket etmesine olanak sağlayacaktır. Tarımdışı istihdam öncesinde ise ABD’de bu hafta başında çekirdek PCE ile hafta ortasında ADP özel sektör istihdamı ile ISM imalat PMI verileri de yılın ilk verileri olması nedeniyle oldukça önemli. Tüm bu veriler enflasyon beklentileri ve büyüme görünümü adına FED’in yakından izlediği veriler arasında. Özetle bu hafta ABD’den gelecek veri akışı özellikle Dolar endeksi üzerinde sert fiyat hareketleri yaratacak gibi duruyor. Dolar endeksinde 100.00 üzerinde kalmayı başaran görüntü açıklanacak bu verilerin olumlu gelmesiyle daha pozitif tarafa yönelerek yeniden 102-102.50 seviyelerine hareketleri meydana getirebilir.

VENBEY YATIRIM

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.