Yeni Yılda Türk Lirasını Bekleyenler

2016 yılının son çeyreği ekonomik verilerde bozulmanın ön plana çıktığı bir dönem oldu.  15 Temmuz başarısız darbe girişiminin ardından yavaşlayan ekonomik aktivite üçünce çeyrekte daralmayı beraberinde getirdi. Eylül ayı işsizlik oranı %11,3 ile yüksek seyrini korurken reel sektör güven endeksi 103,6 ile önceki aya göre geriledi. Bugün açıklanan ekonomi güven endeksi de 70,5 gerçekleşme ile (önceki 86,5) karamsarlığın devam ettiğini gösteriyor. Ekonomik güven endeksinde ki gerilemenin endeksin alt kalemleri olan imalat sanayi, hizmet sektörü ve tüketici güveni kaynaklı oluşu da topyekûn bir kötümserliği işaret ediyor. Üçüncü çeyrekte daralma ardından son çeyrekte ekonomik büyümede beklenen ivmelenme istenilen ölçüde olmayabilir. 2016 yılında yüzde 3 civarında büyümesi beklenen Türkiye ekonomisi bu seviyenin altında kalabilir.

Kötü ekonomik veriler tüketici ve reel sektör güveni derken Türkiye ekonomisi kortizol etkisinde. Domino etkisi ile arkadan gelen her veriyi negatif etkileme potansiyeli olan bu bekleyiş 2017 yılının ilk aylarında kırılmalı ve ekonomi moral bulmalı. Bu dönemde ekonomi yönetimin aldığı önlemlerin fayda sağlaması için küresel ekonomik koşulların da bir nebze gelişen ülkeler lehine değişmesi gerekiyor. Amerika’da 21 Ocak tarihinde yeni başkan Donald Trump iş başı yapacak. Amerikan halkının yeni hükümetten beklentileri büyük ve bu beklentiler pozitif fiyatlandı. Bu hummalı çalışma döneminin ekonomik aktiviteye ne ölçüde yansıyacağı ve zamanlama konusunda tereddütler olsa da genel anlamda Amerikan ekonomisine ilişkin görünümün olumlu olduğunu anlıyoruz. Öte yanda Dolar (DXY) Endeksinde yeni zirveler ve 111,00 seviyesine doğru hareketin Amerika için de istenilen bir durum olmadığını biliyoruz. Diğer gelişmiş ülke ekonomilerin zayıf olması da Amerikan Doları’nın alternatifsiz kılıyor. Yine de piyasaların arada düzeltme için kendisine bahane bulması ve sürekli yükselen doların önüne geçilmesi bir başka beklentimiz. Ne güçlü dolar ve yüksek tahvil faiz oranları senenin geneline yayılmayacak diyebiliriz. Bu senaryo içerisinde doların fırsat bulduğunda değer kaybettiği ve gelişen ülke ekonomilerinin bir ölçüde rahatladığı dönemler ekonomi yönetimin gerekli reformları yapmasında fırsat olarak görülebilir. Sonuç olarak diğer gelişen ülkelerde olduğu gibi bizim içinde rehavete kapılmayacak bir sene bizi bekliyor diyebiliriz.

Dolar/TL paritesine gelince, yılın son haftasında bu endişeli bekleyişe paralel bir hareket yapıyor. Önceki hafta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) politika faizinde değişikliğe gitmemesi ile aşağı yönlü eğilimin limitli olacağından bahsediyorduk. Ancak yabancı yatırımcılarında piyasada olmayışı ile 3,47-3,48 civarında bir kapanış beklentimiz vardı. Görünen o ki yatırımcı 2017 yılına girerken endişeli tavrını koruyor. Eğilim olarak Ocak ayının ilk yarısından itibaren azalan reel sektör talebi Türk Lirası için pozitif olabilir. Bu hareketin ne kadar kalıcı olacağı konusu ise dışarıdan çok ülke içerisindeki gelişmelere bağlı görünüyor.

Dolar/TL Paritesi

Teknik olarak, ichimoku grafikte kumo bulutu üzerinde hareket eden paritede ardıl gösterge fiyatların üzerinde ve yükseliş eğilimi sürüyor. Dolar (DXY) Endeksinde geri çekilmenin devamı ve kısa vadeli göstergelerde RSI ve fiyatlar arasında oluşan negatif ıraksama ile parite önce 3,52 ardından 3,50 seviyesine doğru geri çekilebilir. Yükselişin devam etmesi durumunda ise 3,55 ilk direnç seviyesi olarak görünüyor.

XTB Menkul Değerler A.Ş.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.