Sizin Finansal Kimliğiniz Hangisi?

Reklamcılar ve pazarlamacılar sürekli para harcamaları için tüketicileri teşvik ederken, tüketiciler de bu teşviki nasıl avantaja çevirebileceklerine dair eskisine oranla daha fazla kafa yoruyor.
 
Tüketicilerin parayı cepte tutma yollarına kafa yormaları için bir hayli geçerli argümanı var. Financial Times’a göre İngilizler, 10 yıl öncesine göre iki kat daha fazla online harcama yapıyorlar. Yani istatistiki olarak bu durum, haftada 20 saate denk geliyor.
 
Tüketim psikolojisi üzerine çalışan Edge Hill Üniversitesi’nde Prof. Geoff Beattie’ye göre para söz konusu olduğunda, artık bir önceki jenerasyondan daha ölçüşüz davranıyoruz ve eğer finansal koşulların bizleri nasıl etkilediğini anlayabilirsek, nakit akışımızı daha rahat kontrol edebiliriz. Financial Times’tan Naomi Rovnik, psikologlarla yaptığı görüşmeler sonrasında altı finansal kimlik tipi belirledi.
 
1-      Anksiyete Sahibi
 

 
Barclays’ten Greg Davies’e göre bu finansal kimliğe sahip olanlara, ağırlıkla varlıklı yatırımcılar arasında rastlanıyor. Sık sık alım satım yapan ve risk sever olarak nitelendirilen bu tipler, kendilerini her zaman diğerlerinden bir adım önde görüyorlar. Bu nedenle kazançlardan ziyade iyi karar vermeyi önemsiyorlar.
 
Öte yandan Davies, finansın bağımlılık yarattığına dikkat çekiyor ve “Ne kadar uzun süre kalırsanız, kötü karar verme eğiliminiz o derece artıyor. Kötü karar verdikçe de anksiyeteniz artıyor” diyor.  Davies’in önerisine göre anksiyeteyi önlemek için alım satımı sınırlamalı ve dengeli bir portfolyo oluşturulmalı.
 
2-      İstifçi
 
İstifçilere göre para eşittir güvenlik demektir. Bu nedenle risk almaktan nefret ederler. “Geçtiğimiz gün emeklilik maaşının yarısını tasarruf eden 94 yaşında bir adamla tanıştım” diyor. London College Üniversitesi’nden Adrian Furnham. İstatistiklere göre İngiltere’de insanların üçte biri faizler düşük olsa da, tasarruflarını vadeli mevduat olarak değerlendirmeyi tercih ediyorlar.
 
Nedeni ise basit: Risk almaktan hoşlanmıyorlar. Rovnik, herkesin bir kötü gün fonuna ihtiyaç duyabileceğini ancak nakdin iyi bir uzun vadeli yatırım aracı olmadığını belirtiyor ve ekliyor: “Risk durumunuzu analiz ederek size yardımcı olacak bir finans danışmanı bulabilirsiniz”.
 
3-      Sosyal Müsrif
 

 
Alışveriş yapmak sizi mutlu ediyor mu? Peki ya başkalarına hediye almaktan hoşlanıyor musunuz? Yılbaşlarının değişmez Noel Babası eğer sizseniz, ‘sosyal müsrif’ kategorisine hoşgeldiniz. Uzmanların ne yazık ki sizin için kötü bir haberi var: Sosyal hayatınızı üzerine kurduğunuz nakit akışınız, nihayetinde sizi borç batağına sürükleyebilir.
 
Başkalarını mutlu etmeyi seven sosyal müsrif yatırımcı tipi, deyim yerindeyse sermayeyi kediye yüklemektedir. Bu nedenle şeffaf bir bütçe yönetimi ve onları bu yönde motive edecek bir yakın arkadaş, bu kategoridekiler için elzem durumdadır.
 
4-      Gizli Bonkör
 

 
Kalabalık bir grup halinde yemeğe gittiniz. Keyifli bir yemek sonrasında sıra hesap ödemeye geldi ama o da ne? Hesap çoktan ödenmiş. Hem de ‘Gizli Bonkör’ümüz tarafından.  Kendisini üzerinde çok da düşünmeden el kaldırdığı bir açık artırmada ya da pahalı arabaların olduğu bir galeriye rutin bir ziyaret gerçekleştirirken görebilirsiniz.
 
 Çok paranın popülerlik getireceğine inanan bu yatırımcı tipine uzmanların mesajı ise her şeyin para olmadığı yönünde. Çocuklarınızı alıp bir pikniğe gidebilir ya da ihmal ettiğiniz büyüklerinizin anılarını dinlemeye biraz zaman ayırabilirsiniz.
 
5-      Obsesif
 

 
Kalori hesabı yapar gibi banka hesabınızı da sık sık kontrol ediyorsanız, kredi kartında puan biriktirme işinde uzmansanız ve finansal yenilikle kısa yollar sizden soruluyorsa, finansal kimliğiniz tam bir obsesif demektir.
 
Araştırmacılara göre bu tipler, diğerlerinden daha fazla bilgi edinmek için çalışır ve bu bilgiyi paylaşmaktan zevk alırlar. Bir nevi kanaat önderi denilebilir. Öte yandan bilgi üzerinde kontrol sahibi olmakla ilgili bu takıntıları, bir sonraki aşamada onları anksiyete sahibi haline getirebilir. En hoşlanmadıkları şey ise belirsizliktir.
 
6-      Devekuşu
 

 
En kötü karar bile kararsızlıktan iyidir. Devekuşları için ise bu durum tam tersidir. Zira kötü bir karar vermektense, hiç karar vermemiş olmayı tercih ederler. Özellikle de uzun vadeli yatırımlar söz konusu olduğunda. Psikologlar bu tipte yer alan kişilere ufak adımlar atmalarını öneriyorlar. Örneğin aylık gelirleri için makul bir tasarruf oranı belirleyebilir; bir danışmanla birlikte kendileri için en doğru yatırım çeşidine karar verebilirler.  

IKON Menkul Değerler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol