Borsada Erken seçim risk mi fırsat mı?

Geçtiğimiz yıllarda piyasalar seçim döneminde, seçimin kalıcı ve güçlü bir iktidar çıkarıp çıkaramayacağına odaklanır ve bu konudaki tahminine göre pozisyonlanırdı. Seçimden sonra da bu beklentinin gerçekleşip gerçekleşmemesine göre kar realizasyonu ya da yeniden pozisyonlanma yapılırdı. Bu yıl gerçekleşecek seçimle birlikte ilk kez Başkanlık sistemine geçmiş olacağız. Bu nedenle meclis desteğini göz ardı edecek olursak seçimin güçlü ve sürdürülebilir bir iktidar ortaya çıkaracağını peşinen kabul etmek durumundayız. Bu nedenle piyasaların bu seneki anket sonuçlarına göre seçimin mevcut yönetimde ciddi bir değişim yapıp yapmayacağı yani seçimi kimin kazanacağı dışında bir öngörüyü (koalisyon seçenekleri, tek parti vs) fiyatlaması olmayacak. Bu nedenle seçim öncesi dönemde fiyatlamalarda belirgin bir seçim sonucu fiyatlamasından daha çok küresel piyasaların etkisini ve özellikle uluslararası toplumla bu dönemde yürütülecek ilişkilerin fiyatlamasının yapılacağını düşünüyoruz.

Merkez Bankası beklentisi devam ediyor

Önceki haftalarda kurlarda yükselen tansiyon gerek Başbakan dahil olmak üzere siyasilerden ve ekonomi kurmaylarından gelen açıklamalarla gerekse TCMB Başkanı Murat Çetinkaya’nın gerekli görülmesi durumunda ek sıkılaştırmaya gidilebileceği mesajıyla düşüşe geçmişti. Geçen hafta 24 Haziran tarihi için erken seçim kararı alınmasıyla birlikte de TL’nin hızlı bir şekilde değer kazanmaya başladığını gördük. Burada ise temel gerekçenin mevcut yönetimin seçime giderken kurlarda tansiyonun yükselmesini istemeyecek olmasının, TCMB’nin sıkılaştırma yapma konusunda elini rahatlatacağı algısı olduğunu düşünüyoruz. Geçen hafta yoğun gündeme karşın kurların göreceli olarak sakin bir seyir izlemesinde bu algı etkiliydi. Bu nedenle bu hafta TCMB’nin piyasanın bu beklentisini karşılayıp karşılayamayacağını takip edeceğiz. Piyasada genel beklenti son günlerde görülen sakinleşmenin de etkisi ile geç likidite penceresi faiz oranlarında 25 ile 75 baz puan aralığında bir artış yapılacağı yönünde. Bununla birlikte fonlamanın gecelik borç verme faizi üzerinden gerçekleştirilmeye başlanması ve geç likidite penceresi faiz oranın eskiden olduğu gibi daha yüksek bir rakamda yedek silah olarak bırakılması ve böylece kısmen sadeleşme yönünde bir adım atılabileceği beklentisini işaret eden yabancı yorumlar da gördük. TCMB’nin ilk seçeneği tercih etmesi durumunda faiz artış oranının boyutuna göre bir reaksiyon verilecektir. Bu senaryoda faiz artışının 25 ya da 50 baz puan olmasının kurlarda aşağı yönlü etkisinin oldukça sınırlı kaldığını görebiliriz. 75 baz puanlık bir artışın ise tansiyonu düşük tutmaya yardımcı olacağını değerlendiriyoruz. İkinci seçeneğe daha düşük olasılık vermekle birlikte TCMB bu yolu tercih edecek olursa kurlarda oldukça hızlı bir geri çekilme görebiliriz. Karar sonrası en hızlı reaksiyonun kurlar tarafında verileceğini göz önünde bulundurduğumuzda TL’nin taraf olduğu kur işlemlerinde özellikle de kaldıraçlı işlem yapmayı tercih edenlerin risklerini yönetebilecekleri boyutlarda tutmalarının faydalı olacağını düşünüyoruz.

BIST 100’de 200 günlük ortalama referans oluşturuyor

BIST-100 Endeksi’nde volatil hareketlerin görüldüğü bir haftayı geride bıraktık. Endeks haftaya pozitif bir açılışla başlayarak hafta içinde 107.439 ve 112.406 seviyeleri arasında dalgalanma gösterdi. Haftanın ilk gününde pozitif açılan endeks yukarı yönlü hareket etti. Salı günü açılıştan kısa bir süre sonra erken seçimin gündeme gelmesiyle birlikte satışa döndüğünü gördük. Çarşamba günü haber kaynaklı volatilite ile yukarı yönlü hareket eden endeks perşembe günü dar marjda hareket etti. Cuma günü ise negatif açılış sonrasında aşağı yönlü seyrin devam ettiğini gördük. Hafta içerisinde gelen haberler ile volatil hareket eden endekste yukarı yönlü hareketlerin direnç olarak izlediğimiz 112.500 seviyesine kadar devam ettiğini gördük.
200 periyotluk hareketli ortalama etrafında görülen dalgalanmada endeks yeni bir konsolide bölgesi oluşturdu. Son iki haftalık süreçte işlem hacmi önceki haftalara göre artış kaydetti. Bu noktada yön konusunda yeni oluşan konsolide bölgesinin destek ve dirençleri önem arz etmektedir. Konsolide bölgesinin denge noktası durumunda olan 200 periyotluk ortalamanın geçtiği 110.500 bölgesi üzerinde kalıcılık sağlanabilirse yukarı yönlü fırsatlar değerlendirilebilir. Net bir yukarı yönlü hareketten bahsedebilmek için ise konsolide bölgesinin üst sınırı konumunda olan 112.500 seviyesinin yukarı kırılması gerektiğini düşünüyoruz. 110.500 seviyesi altına düşülmesi ise satış yönlü pozisyonları gündeme getirebilir. Hafta içerisinde yukarı yönlü hareketlerde 110.500 seviyesi üzerinde kalındığı müddetçe yukarı yönlü pozisyonların korunabileceğini düşünüyoruz. Yukarı yönlü hareketin ivme kazanarak devam etmesi durumunda 112.500-113.300 ve 114.600 seviyeleri direnç olarak önemli görülmektedir. Olası düşüşlerde 110.500 desteği altına düşülmesi durumunda ise destek olarak 109.300 - 108.200 ve 107.400 seviyeleri önem kazanacaktır.

TCMB’nin sıkılaştırma beklentisi TL’yi destekliyor

Önceki hafta çarşamba günü Başbakan Binali Yıldırım’ın TCMB’nin gerektiğinde tedbir alacağını kaydetmesi kurlardaki tansiyonun düşmesini sağlayan ilk açıklama oldu. Ardından Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Çetinkaya’nın ihtiyaç halinde ilave sıkılaştırma yapabileceklerini belirtmesinin katkısıyla TL kayıplarını büyük ölçüde geri alarak 4,10 TL seviyesi altındaki kotasyonlardan işlem gördü. TCMB’den faiz artırım hamlesi gelebileceğine yönelik beklentilerin geçtiğimiz hafta da güçlenmesi Türk Lirası’nı destekleyen ana unsur olmaya devam etti. Haftaya 4,10 civarından başlayan Dolar/TL, hafta içinde 4,00’ı test ettikten sonra haftayı 4,06 civarından tamamladı. Dolar/TL kurunda yaşanabilecek düşüşlerde 4,03 ve devamında geçen hafta da test edilen 4,00 TL seviyeleri kısa vadede destek olarak izlenebilir. Yukarı yönlü hareketlerde ise 4,1170 TL seviyesinin aşılması durumunda yükselişlerin hız kazandığı görülebilir. Bu durumda 4,14 TL ile tarihi zirvenin bulunduğu 4,1940 TL seviyeleri gündeme gelebilecektir. Şu an için merkez bankasına yönelik beklentilerin ve gelen açıklamaların TL’yi desteklediği görülse de, hızlı değişen gündem ve ortaya çıkabilecek yeni haber akışlarının TL’de volatiliteyi artırabileceğini göz önünde bulundurmak gerekiyor. Bu nedenle yatırımcıların haber akışlarına bağlı olarak her iki yönde de ani ve sert fiyat hareketlerine karşı hazırlıklı olmaları faydalı olacaktır.

GEDİK YATIRIM

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.