Sadece dizi filmler için senaryo gerekli olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz demektir.Oysa hayatta karşımıza çıkan hemen hemen herşey için bir senaryo gerekir.Evlilikler de bir hikaye ile başlar, dostluklar da , iş hayatı da , hatta ölümlerde bile kaleme alınmayan bir hikaye vardır.

Bakalım finans dünyasında senaryo nasıl , ne şekilde başlar , ne şekilde yol alır?
Bir türev işlem yapmak, her şeyden önce bir yatırım kararı vermek ile başlar. Türev işlemlerde yatırım kararı bir senaryoya dayanır. Bu bir geleceği öngörme durumudur. Yani şöyle bir senaryoya sahip olmanız gerekir: “Bu sene yağmur az yağdı, tarım iyi gitmeyecek, hasat az olur; öyleyse buğday fiyatları artacak.”

Bazen yatırım kararı vermek çok kolay olabilir. Genellikle yatırımcı ve trader’ların yatırım kararları, sisli havada uzaktan yaklaşan şeyin ne olduğunu kestirmek kadar belirsizlik içerir. Fakat öngörü yapmanın kolay olduğu zamanlar da vardır. Tıpkı 2012 yılının sonunda gıda ürünleri üzerine yazılan türev kontratlarda olduğu gibi.

Türev piyasalarda işlem yapabilenler o sıralar gıda kontratları üzerinde uzun pozisyonlarını arttırmaya başladılar. Özellikle hedge fonların pozisyonlarının artması birçok yatırımcıyı bu alana yönlendirmiş görünüyor. Bazı ürünlerde düşük hasat beklentisi fiyatların yükseleceği şeklinde yorumlanıyor. Birkaç ay sonra gerçekleşecek bu fiyat artışını önceden sezen hedge fonlar vadeli işlemlerle bu artıştan yararlanmak istiyorlar. Herkesin gıdaya ihtiyacı olduğu bir dünyada hedge fonların stratejisi son derece başarılıdır. İşte bu düşünce ve öngörü tarzını yakalayabilmek yatırım kararlarının başarılı olmasının altın kuralıdır. 

Geek Squad adlı şirketin adını Amerika dışında pek duyan yoktur sanıyoruz. 1994 yılında kurulan ve 2002 yılında Best Buy tarafından satın alınan şirket müşterilerine bilgisayarla ilişkili hizmetler ve aksesuarlar sunan bir şirkettir. Fakat anlatacağımız hikayenin geçtiği 2005 yılında Geek Squad basit ve küçük bir arıza tamir şirketiydi. Yani bilgisayarınızda ya da internet bağlantınızda bir sorun yaşadıysanız, Geek Squad’ı arıyordunuz ve onlar gelip arızayı gideriyordu.

2005 yılı Mayıs ayında yetenekli ve yaratıcı birkaç genç, 2 hafta sonra yani 19 Mayıs 2005 tarihinde şirketlerinin işlerinin aşırı derecede artacağını ve gerekli önlemlerin alınmasını yöneticilerine iletmişti. Geek Squad’ın parlak fikirli sahibi Robert Stephens, takvimini ve haber kaynaklarını kontrol ettiğinde 19 Mayıs ile ilgili herhangi bir bilgiye rastlayamamıştı. Bu nedenle Stephens bu yönlendirmeyi pek dikkate almamıştı. Birkaç gün sonra aynı çalışanlar “yeni bir ürün” adıyla bir dokümanı Stephens’a epostayla gönderirler. Yeni ürünlere son derece önem veren Stephens merakla dokümanı açar. Doküman bir özür notuydu. Dilekçe şeklinde yazılmış ve hasta olduğu için işe gidemediğini söyleyen basit bir özür notu. Stephens hayretler içinde kalmıştı. Çalışanların böyle bir saçmalığı yapmış olmalarına anlam veremiyor ve bunun bir şaka olduğunu düşünüyordu. Fakat bu gençler bilgisayarlar konusunda uzmandı ve boş zamanlarını sadece bilgisayara ayıran insanlar arasından seçilmişlerdi. Acaba tüm zamanını bilgisayara ayıran insanları işe almak yanlış bir karar mıydı? Stephens bu durumu konuşmak ve işe alım prosedürlerini gözden geçirmek üzere dokümanı gönderen çalışanlara danışmaya karar verir.

Çalışanlara 19 Mayıs’ta işlerinin neden artacağı ve bu dokümanın nasıl yeni bir ürün sayılabileceği sorulur. Şirket sahibi Robert Stephens çalışanların anlattıklarını şaşkınlık içinde dinler. “19 Mayıs’ta Star Wars adlı filmin üçüncü bölümü olan Revenge of the Sith çıkacak. Bilgisayar sektöründe çalışan herkes bu filmi görmek için o gece kuyruğa girecek. Sabahın ilk saatlerine kadar bilet almayı bekleyecekleri için ertesi gün uyanamayacaklar ve işe gidemeyecekler. Onlar işe gitmedikleri için bütün hizmet talepleri bize kayacak...”

Robert Stephens’ın dinlediklerinden ağzı açık kalmıştı. Tüm günlerini ve boş zamanlarını bilgisayar ve internetle geçiren bu kişiler için meslektaşları hakkında böyle bir tahmin yapmak hiç zor değildi. Onlar da bu öngörüyü yaparak şirket yöneticilerini önceden uyarmışlardı. Bundan sonrası Stephens’ın bileceği şeydi. Stephens hem uyarıyı dikkate almış ve hem de işe alım sürecinde hiçbir değişikliğe gerek olmadığını anlamıştı. Tüm zamanını internette geçiren gençler bu iş için en uygun kişilerdi. Ama yeni ürün olarak gönderilen özür yazısının ne anlama geldiğini hala anlamamıştı. Çalışanları şu kısa yanıtı verdi: “Sabah işe gidemeyecek insanlar işlerine bir özür nedeni iletmek zorunda. Böyle bir metni internet sitemize koyar ve birkaç dolara satarsak herkes bizden alır!”

Stephens, çalışanlarının dediğini aynen yapmıştı. İş süreçlerini düzenlemiş ve özür notunu siteye koymuştu. 19 Mayıs geldiğinde her şey öngörüldüğü gibi gerçekleşmişti. İşlerine gidemeyen tam 800.000 kişi ücretini ödeyerek bu mazeret notunu indirmişti.

Şirket sahibi Stephens ertesi gün katıldığı bir televizyon show’unda “şimdiye değin bu kadar kolay bir para kazanmadım” demişti. Ve bu olaya “prequelitis sendromu” adını vermişti.

İşte türev piyasalarda da doğru yatırımlar yapmak bazen bu kadar kolaydır. Hedge fonların gıda türevleri üzerindeki öngörüsü gibi öngörüler piyasaların prequelitis’leridir. 

Bu yazı ‘Türev Ürünlerin Gizli Doğası’ kitabından alınmıştır.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.