Siyaseten katl yani siyasetin öngördüğünü yapabilmek için idam uygulaması eskiden beri var olan bir uygulamadır. Osmanlı Devletinde siyaseten katlin bir gelenek halini alması Fatih Sultan Mehmet’in Başveziri konumundaki Çandarlı Halil Paşa’yı idam ettirmesiyle başlamış ve artarak devam etmiştir. Fatih, ayrıca siyaseten katli kardeşin kardeşi öldürtmesine kadar getirmiştir. Fatih Kanunnamesinde yer alan “Evlatlarımdan her kimesneye saltanat müyesser olduğunda nizam-ı alem için karındaşların katli vaciptir” hükmü bu işi yasalaştırmıştır. Ahmet Mumcu bu çok önemli eserinde bu konuyu tarihsel perspektifi, geleneksel ve hukuki yönleriyle ele alıp derinlemesine inceliyor. Ben bu eseri sanırım 1980’lerde ilk kez okudum. Sonra kitabı birisine verdim ama kime verdiğimi hatırlayamadığım için kitabı geri de alamadım. Şimdi yeni baskısını görünce tekrar alıp tekrar okudum. İyi ki de kitabı geri almamışım, bu vesileyle tekrar okumak fırsatı buldum. Osmanlı’nın farklı bir yönünü tanımak ve anlamak için mutlaka okunması gereken bir kitap.
Ahmet Mumcu, Osmanlı Devletinde Rüşvet, 3. Baskı, İnkılap yayınları, 2005
Bu sıralarda Ahmet Mumcu’nun iki kitabını birden okudum. İkisi de çok önemli kitaplar. Mumcu, bu kitabında bu kez Osmanlı’da rüşvet konusunu yine tarihsel bağlamda, geleneksel ve hukuki yönlerini ele alarak incelemiş. Rüşvet Türk toplumunda Osmanlı’dan gerilere giden bir gelenek ama kurumsallaşması Osmanlı ile olmuş. Öyle bir dönem gelmiş ki rüşvet almadan karar veren kadı bulunamaz olmuş. Özellikle Hürrem Sultan, Kösem Sultan gibi kadınların iktidarda ağırlığı arttıkça rüşvet, Devletin en önemli makamlarının parayla satılır hele gelmesine kadar varmış. Ve işin en ilginç yanı, birçok bozulmanın başlangıcını oluşturan Kanuni Sultan Süleyman dönemi rüşvetin de tavan yaptığı dönem olmuş. Mumcu’nun bu kitabı da Osmanlı’yı kusursuz bir imparatorluk gibi göklere çıkarmaya hevesli olanlara adeta bir ders niteliği taşıyor. Mutlaka okunması gereken bir kitap olduğunu belirtme isterim.
Tevfik Güran, Resmi İstatistiklere Göre Osmanlı Toplum ve Ekonomisi, T. İş Bankası Kültür Yayınları, 2017
Siyaseten katl de olsa rüşvet de olsa Osmanlı, dünyanın en önemli imparatorluklarından birisi olduğunda hiç kuşku yok. 600 yıl boyunca böylesine devasa bir imparatorluğu ayakta tutmak kolay bir iş değil. Tevfik Güran’ın Osmanlı istatistiklerinden derlediği bu kitaptaki veriler Türkiye’nin nasıl bir ekonomi ve toplum yapısı devraldığını görmek isteyenler ve bu alanda çalışma yapacak olanlar için tam bir kaynak niteliği taşıyor. Kitapta nüfus yapısından eğitime, ekonomiden dış ticarete, adaletten kültüre kadar çeşitli alanlarda çarpıcı istatistik veriler var. Veriler 1800’lerin sonlarıyla 1900’lerin başlarına ilişkin dönemi kapsıyor. Kitaptaki verilere çarpıcı bir örnek olarak 1894 – 95 döneminde Mülkiye’de okutulan ders programını vereyim:
Kelâm
Maliye
Ceza Muhakemeleri Usulü
Tefsir ve Hadis
İktisat
Arazi Kanunu
Fıkıh
Ticaret Hukuku
Vakıf Hukuku
Mecelle
Devletler Hukuku
Askerlik Kanunu ve İç Güvenlik Nizamı
Ahlâk
Ceza Hukuku
Sınai ve Ticari Coğrafya ve İstatistik
Resmi Yazışma
İdare Hukuku
Yabancı Dil
Osmanlı Tarihi
Hukuk Muhakemeleri Usulü
  
Hakan Karabacak, Müzakere Oyunları, Optimist Yayınları, 2017
Oyun teorisi ve uygulamaları üzerine çalışan ve bu konuda kitap yazan Hakan Karabacak bu kez müzakere teknikleri üzerine bir kitap yazmış. Kitabın önemli özelliklerinden ve benzer kitaplardan farkı oyun teorisini müzakere masasına taşıması. Bir başka deyişle herhangi bir konuyu karşı tarafla müzakere ederek ortak bir noktaya varmaya çalışırken oyun teorisinden nasıl yararlanılabileceğini anlatıyor kitap. Dünya Bankası ile pek çok kredi müzakeresi yaptım. Başlarda müzakere teknikleri diye bir kitap var mı diye aradığımda ABD’de bu konuda pek çok kitap olduğunu hatta bu konunun işletme okullarında ve yüksek lisansta ders olarak okutulduğunu saptadım. Sonra bu kitaplardan bir kaçını okudum ve müzakere tarzım değişti. Çeşitli konularda müzakere yapmak durumunda olanların daha bilimsel bir düzeyde müzakere yapabilmeleri için bu kitabı okumalarını öneriyorum.
İki Türkçe Ekonomi Dergisi Tavsiyesi
Benden çok sayıda izleyici, yerli yabancı ekonomi dergisi tavsiyesi istiyor. Yabancı dergi olarak hep The Economist’i öneriyorum. Yıllardır izlerim ve halen en beğendiğim yabancı ekonomi dergisidir. Yerli dergiler içinde de en beğendiğim iki dergi İ.Ü. İktisat Fakültesi Mezunları Cemiyeti tarafından üç ayda bir yayınladığı İktisat Dergisi ile Efil Yayınevi tarafından aylık olarak yayınlanan İktisat ve Toplum Dergisi. Her iki dergi de güncel konuları ve tartışmaları teorik çerçeveye oturtarak analiz ederek yazan önde gelen iktisatçıların makalelerine yer veriyor. Ekonomiyle ve toplum sorunlarıyla ilgilenenlere izlemelerini öneriyorum. 
http://www.mahfiegilmez.com/2017/10/kitaplar-ve-dergiler.html
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.