Para birimleri yabancı paralara karşı iki nedenle değer kaybeder: Dış nedenler, iç nedenler. Dış nedenler arasında ticaret ortaklarının durumunun bozulması, dış ticarette kullanılan rezerv paraların değerinin yükselmesi, küresel konjonktürde krizler yaşanması, çevrede savaş çıkması ve bu savaşın ilgili ülkeyi de tehdit etmesi, kuraklık, doğal afetler ortaya çıkması gibi durumlar sayılabilir. Bir ülkenin parasının değeri buna benzer dış nedenlerle düşüyorsa yapılabilecek şeyler sınırlıdır. Eğer bu gibi nedenler geçici bazı sıkıntılardan kaynaklanıyorsa, yerli paranın değerindeki oynaklığı giderebilmek için o geçici süre içinde döviz piyasasına düzenleyici müdahaleler yapılabilir. İç nedenler arasında ekonominin kötü yönetimi, siyasal sorunlar, sosyal sorunlar gibi nedenler sayılabilir. Bunlar genellikle istikrarsızlığa neden olur ve yerli paraya duyulan güvenin sarsılmasına yol açar. Bu gibi hallerde yerli para yabancı paralara karşı değer kaybeder.

Türkiye açısından konuya bakarsak TL’nin 2015 yılında Dolara karşı yüzde 25, 2016 yılında da yüzde 21 dolayında değer kaybettiğini görüyoruz. Bu değer kayıplarında hem dış hem de iç etkenler etkili oldu. Böyle bir ölçüm yapmadım ama kabaca bu etkilerin yarı yarıya olduğunu sezgisel olarak söyleyebilirim.

2017 yılının henüz 11. günündeyiz. TL, Dolara karşı bu 11 günde yüzde 9,4 değer kaybetmiş bulunuyor. Acaba bunun nedeni dış nedenler mi, iç nedenler mi? Yoksa her ikisi de mi? Bu sorunun yanıtını bulmak için Ekonomide Analiz kitabında ele aldığım analiz yöntemine başvuracağım. Yani önce olay yeri incelemesi için eldeki verileri toparlayacağım sonra da bunları analiz ederek neden saptaması yapacağım.

Eldeki verileri iki grupta toplayabiliriz: (1) Benzer ekonomilerdeki veriler, (2) Dolar endeksi ve Dolar / TL kuru.  

Önce benzer ekonomilere yani Türkiye’nin de aralarında bulunduğu kırılgan beşlinin para birimlerindeki değişmelere bakalım. Aşağıdaki tablo bu durumu gösteriyor.

Dolara karşı bu 11 günde değer kaybeden iki para birimi var: Türk Lirası ve Hindistan Rupisi. Rupi’deki değer kaybı binde 5 olduğu için çok ciddi bir durum söz konusu değil. Buna karşılık TL’deki değer kaybı yüzde 9’u aştığı için son derecede ciddi bir durum.

Türkiye ile aynı kategoride yer alan ülkelerin para birimlerinin Dolara karşı değer kazandığı (binde 7) bir dönemde TL, bu kadar ciddi bir ters konum içinde bulunuyorsa bu gelişmenin dış nedenlerle açıklanması mümkün değildir.

Buna karşın konuyu daha sağlam bir şekilde analiz edebilmek amacıyla bir de Dolar Endeksiyle (DXY) USD / TL kurunu karşılaştıralım.

Bu tabloyu daha anlaşılabilir bir şekilde sunabilmek için grafiğe dönüştürelim.


Tabloda yer alan Dolar Endeksi (DXY) ile USD / TL kuru arasındaki korelasyon katsayısı eksi 0,26 olarak çıkıyor. Bu katsayı sıfıra ne kadar yakınsa iki değişken arasındaki ilişki o kadar az, 1’e ne kadar yakınsa ilişki o kadar fazladır. Katsayının eksi işaret taşıması ilişkinin ters yönlü olduğunu gösteriyor. Dolar endeksindeki hareketler USD / TL kuru üzerinde yalnızca yüzde 26’lık etki yaratmış.

Buraya kadar yaptığımız analiz TL’deki değer kaybının büyük ağırlıkla iç nedenlerden kaynaklandığını ortaya koymuş bulunuyor. 

Bu aşamada olayı aydınlatacak yanıtın saklı olduğu kritik soru şudur: Şu son 11 günde içeride mevcut olaylara ne eklendi de Türk Lirasında bu kadar ciddi bir değer kaybı oluştu? Son 11 günde ülke gündemindeki yeni tek konu Anayasa değişikliği yasa teklifinin TBMM’de görüşülmeye başlamasıdır. Demek ki TL’deki değer kaybının nedeni bu görüşmenin yarattığı risk artışıdır.

Sherlock Holmes’in dediği gibi: “Diğer nedenleri elediğinizde geriye kalan gerçeğin ta kendisidir.” (Dörtlerin İmzası).

http://www.mahfiegilmez.com/2017/01/tldeki-hzl-deger-kaybnn-nedeni.html

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Ahmet Üveysi İLHAN 2 ay önce

Evet Anayasa değişikliğine gidilmesi en büyük etken. Bu değişimi istemeyenlerin ipin kimin ellerinde olduğuna bakmak gerekir. Konu Parti olarak değil buna karşı olan partilerin kimler e desteklendiği ve döviz üzerindeki manipulasyonun dış güçlerin uzantısı olan ve bu partiler üzerinden yıllarca bu milletin kanını emen içerideki spekülatörler tarafından yapıldığının göz ardı edilmemesidir!

Avatar
Dr.Sitki Koca 2 ay önce

Gercekleri bilmek istemek insan olmakla otantili.
Gercekler yönünde gelisim degerlemesi ile Toplumla Bütünlesecek Degerler olusturmakda ayri bir insan olma göstergesidir.
Türkiyede olanlar ise tam tersi, Toplumun bütünü ile ayristirmaya yönelik, buda Toplumun egitimsizligi bilgisizligi ve sonuc ortada tek adamin hükmü ile bir kollaps geliyor

Avatar
Bahattin Aygun 2 ay önce

Güzel bir analiz, teşekkür ederiz. Kanaatimce eksik tarafı Ahmet Üveysi Bey'in dediği gibi arka planda buna emir veren ve kuklaların kim olduğudur. Yeni anayasa maddelerindeki değişikler nelerdir ki kuru bu denli etkilesin. burada en kapsamlı değişiklik C. Başkanın partiyle ilişkisi kesilmemesidir ve 2 başlılığın ortadan kaldırılmasıdır.. Yeni anayasa bir 15 Temmuz'dan, 100 kişinin öldüğü Ankara Garı saldırısından veya yapılan diğer terör saldırılarından daha mı kötü ki bu kadar döviz kurunu çalkaladı. bu saldırlarda dahi döviz bu şekile yükselmemişti. uyanık olalım bir partiye veya kişi/kişilere kızıp ta Türkiyenin önünü açacak uygulamalara karşı çıkmayalım, düşmanların ekmeğine yağ sürecek davranışlardan bu kritik dönemde olabildiği kadar sakınalım. kalın sağlıcakla... .