Geçen sezonun en çok izlenen dizlilerinden bir tanesi ‘Ufak Tefek Cinayetler’ dizisiydi.Çocuklukları birlikte geçmiş 4 tane kadının hayatta farklı yol almalarına ragmen yıllar sonra biraraya geldiklerinde birbirlerine yaptıkları yanlışları, aralarındaki dostlukları sorgulamaları, kadın-erkek ilişkileri ile kendi içlerindeki kavgalarını anlatan bol entrikalı bir diziydi.

    Başarılı oyuncu kadrosu, hareketli senaryo, inişli-çıkışlı ilişkiler, aşklar-kavgalar, aile lişkilerinin olması diziyi renkli kılmayı başarmıştı.Dizinin polis karaketerleri ise ilk bölümden itibaren işlenen cinayetin çözülmesi üzerine delil topluyorlardı.Acaba hangi karakter/karakterler cinayete kurban gitmişti?Katil kimdi?Cinayet nasıl işlenmişti?Bütün bu sorular dizinin sezon finalinde cevap buldu.

  Ülkelerin ve toplumların kalkınmasında önemli rol oynayan tarım sektörünün önemi, küreselleşen ekonomik sistem, artan rekabet ortamları ve hızla değişen pazar şartlarının da etkisiyle giderek artmaktadır. Tarım sektörü, çeşitli besin maddelerini üreten, bu maddeleri işleyerek besin maddelerini çeşitlendiren, bireylerin de bu maddelere olan ihtiyacını karşılayan dolayısıyla toplumların sağlığı ve kalkınması üzerinde önemli etkiye sahip bir sektördür.
Tarım; ülke nüfusunun yaşamını sürdürebilmesi, milli gelire ve istihdama katkısı, diğer sektörlere hammadde ve sermaye sağlaması, ihracata doğrudan ve dolaylı olarak etkisi ve biyolojik çeşitlilik ile ekolojik dengeye olan katkısı nedeniyle tüm dünyada vazgeçilmez bir sektör niteliğindedir.
İnsanoğlunun var oluşundan günümüze kadar tarım sektörü, üretim faaliyetleri ve toprak mülkiyeti açısından çeşitli evreler geçirmiştir. Avcılık ve toplayıcılık dönemi ile başlayan tarımsal faaliyetlerin yerini günümüzde, bilgi ve teknolojinin kullanıldığı uzmanlaşmış ve planlı tarım işletmeciliği almıştır.
Ekonomik kalkınma sürecinde tarım sektörü ile sanayi sektörü arasında sıkı bir ilişki ve etkileşim mevcuttur. Bu nedenle geçmişte tarıma dayalı ekonomilere sahip olan gelişmiş ülkeler önce tarım sektörüne ağırlık vererek tarım sektörünün gelişmesini sağlamış, daha sonra bu sektörden elde edilen kaynak birikimleri ile sanayileşmeye hız vermiştir. Fransa, İngiltere, Rusya ve Japonya gibi ülkeler ise sanayileşmelerinin finansmanını büyük ölçüde tarım sektöründen elde edilen kaynaklarla sağlamıştır

Türkiye’de Tarım Sektörünün Ekonomik Etkileri

     Tarım sektörü açısından hâsıla , tarımsal faaliyetler sonucunda üretilen mamullerin fiziki değerinin toplam parasal tutarıdırTarım sektörünün ekonomik kalkınma üzerindeki etkilerini diğer bir ifade ile ekonomiye katkısını, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından hesaplanan Tarımsal GSYİH belirlemekte ve Tarımsal GSYİH’nin genel ekonomi içerisindeki payı, bu katkının büyüklüğünü ortaya koymaktadır 

    Tabloda tarımsal GSYİH tutarı, Tarımsal GSYİH’nin gelişim hızı, Genel GSYİH içerisindeki Tarımsal GSYİH oranları yıllar itibari ile yer almaktadır.
Gelişmekte olan ülkelerde tarımsal GSYİH gelişim hızı, diğer sektörlerdeki GSYİH’nin gelişim hızları kadar yüksek olamamaktadır. Bunun nedeni geleneksel üretim tekniklerinin kullanıldığı tarım sektöründeki gelir artış hızının diğer sektörlere göre daha yavaş olmasıdır

Aynı dönemde GSYİH sektörel dağılımında durum şudur:

Tarımsal GSYİH’nin yıllar itibariyle az da olsa azalış gösterdiği görülmektedir. Ekonomik gelişme ile birlikte, Tarımsal GSYİH’nin Genel GSYİH içerisindeki payının azalması, tarım sektörünün önemsiz bir sektör olduğu anlamına gelmemelidir

    Türkiye’nin ekonomik ve sosyal gelişiminin önemli bir parçasını oluşturan tarım sektörünün, günümüze kadar çok önemli görevler üstlendiği, gelecekte de bu görevleri üstleneceği bilinmektedir. Tarım, gıda üretiminin güvenliği ve sanayi sektörüne hammadde sağlaması nedeniyle sanayileşmiş ülkeler açısından da vazgeçilmez ve stratejik bir sektör niteliğindedir

    Ülkemizde son dönemin en çok tartışılan konularından bir tanesi tarım ürünlerinin ithal edilme ihtiyacı ve hangi tarım ürünün, hangi ülkeden, ne oranda ithal edildiğidir. Türkiye'nin 2017 yılında gerçekleştirdiği toplam ithalat değeri yaklaşık 234 milyar doları bulurken, bunun yaklaşık 5 milyar dolarlık kısmını tarım ürünleri oluşturmuştur. 2016 yılında ise Türkiye toplamda 199 milyar dolara varan bir ithalat kapasitesine sahipken, tarım ürünlerinin bu kapasite içindeki değeri 4 milyar dolar seviyesindeydi.

    2015-2016 döneminde Türkiye'nin toplam tahıl üretimi neredeyse 37 milyar ton olurken, ithal edilen tahıl miktarı ise 5 milyar ton seviyesindeydi. Türkiye'de 2015-2016'da toplamda 8 milyon ton arpa üretimi gerçekleşmiş ve 107 bin 351 ton arpa ithal edilmiştir. 2016 yılında Türkiye, %57,3'lük bir oranla en çok Fransa'dan arpa ithal etmiş, bunu %42,6'yla Danimarka takip etmiştir.

    Buğdayda ise aynı dönemde üretim 22 milyon 600 bin ton olmuş, bunun yanında 4 milyon 109 bin 527 tonluk buğday ithalatı gerçekleşmiştir. Buğday ithalatının en çok gerçekleştirildiği ülke ise %59,9 oranla Rusya olmuştur. 2015-2016 piyasa döneminde 6 milyon 400 bin ton mısır üretimi gerçekleşmiş, bununla beraber 603 bin 739 ton mısır da ithal edilmiştir. Mısır ithalatında da ilk sırada %72,6 oranla Rusya gelmektedir.

    Türkiye'nin 2015-2016 döneminde gerçekleştirdiği çeltik üretimi 552 bin tondur. 198 bin 876 ton seviyesinde gerçekleşen pirinç ithalatının %42'si Rusya, %33'ü ABD ile gerçekleştirilmiştir. Yeterlilik derecesiyse %69,9 olarak ölçümlenmiştir.

    Tahıllarda bu oranlara sahip olan Türkiye’nin üretiminde başı çektiği çayda ise 2015-2016 döneminde 1 milyon 327 bin 934 tonluk çay üretimi gerçekleşmiş, yaklaşık 28 bin ton çay ithal edilmiştir.En çok çay ithal edilen ülke %75 oranla Sri Lankadır.
Arpa, çay, buğday, mısır gibi temel bazı tarımsal ürünlerin ülkemizde yaygın olarak üretilebildiği halde ithal edilir hale gelmesi tarım sektöründe bir takım aksaklıklar yaşandığını göstermektedir.

Türkiye’de Tarım Sektörünün Yapısal Sorunları 

⦁    Ülkemizdeki tarım işletmelerinin yaklaşık %70’inde hayvansal ve bitkisel üretimin birlikte yapıldığı dikkate alındığında, tarım işletmelerinde uzmanlaşma yaygın değildir.

⦁    Gübre, tarım ilaçları, tohumluk, tarım makineleri ve mazot gibi temel üretim girdilerindeki aşırı fiyat artışları, tarım işletmelerinin karlarını önemli ölçüde düşürmüştür. Bu durum bazı tarım işletmelerinin zarar etmesine yol açmıştır.

⦁    Çiftçiler içinde bulundukları örgütsüzlük nedeniyle çoğu zaman mamullerini pazarlayamamış, aracılar tarafından düşük fiyatlar ile alınan mamuller tüketiciye yüksek fiyatlar ile satılmış, bu durum hem üreticiyi hem de tüketiciyi olumsuz etkilemiştir.

⦁    Üretim planlaması yapılamadığından çiftçilerin üretmiş oldukları mamuller zaman zaman satılamamış, bu durum sonucunda çiftçi zarar etmiş ve tarımsal faaliyetleri bırakmak zorunda kalmıştır.

Tarım sektörü, ülkelerin gelişmişlik düzeyi hangi seviyede olursa olsun, tüm ülkelerin ekonomik hayatlarında önemli bir yere sahiptir. Çünkü insanların yaşamlarını sürdürebilmesi için gereken gıda maddeleri ile kullandıkları hammaddelerin büyük bir bölümünün temini, tarım sektörüyle sağlanmakta ve bu sektörün ikamesi bulunmamaktadır. Ekonomik kalkınma sürecinde, tarım sektörü ile sanayi sektörü arasında sıkı bir ilişki ve etkileşim mevcuttur. Bu nedenle geçmişte tarıma dayalı ekonomilere sahip olan gelişmiş ülkeler, önce tarım sektörüne ağırlık vererek tarım sektörünün gelişmesini sağlamış, daha sonra bu sektörden elde edilen kaynak birikimleri ile sanayileşmeye hız vermiştir.
Ülkemizde son dönemde tarım sektöründe yaşanan darboğazlarda tarımsal ürünlerin ithalat yolu ile karşılanması yaklaşımı sergilenmeye başlanmıştır.Bu yaklaşım ise ülkenin tarımsal ürünler konusunda kendi kendine yetemediğinin göstergesi niteliğindedir.Oysaki bu yaklaşım yerine uzun vadeli olarak ülkenin kendine yetebilmesi için tarım sektöründeki yapısal sorunların çözümü yaklaşımı sergilenmelidir.

    Ufak Tefek Cinayetler dizisinin son bölümünde Edip hoca adında kadın karakterlerin lise öğretmeninin ve dizinin son bölümlerinde kadroya katılan Elif doktorun cinayete kurban gittiği anlaşılmıştır.

    Baştan sona merak uyandıran dizinin sezon finalinde dizinin ana karakterlerinden birinin cinayete kurban gitmesi beklenirken daha geri plandaki karakterlerin öldürülmesi dizinin fanatik izleyicilerini hayal kırıklığına uğratsa da katilin kim olduğu sorusu yeni sezonda çözülmeyi beklemektedir.

    Geri plandaki karakterlerin cinayete kurban gitmesinin yarattığı hayal kırıklığı aslında yaklaşımlarımızdaki yanlışları gözler önüne sermektedir.
Cinayetin ‘ufağı-tefeği’ olmaz.Cinayet, cinayettir.Öldürülen ister ana karakter olsun ister yan rol karakteri olsun bu durum cinayet gerçeğini ortadan kaldırmaz.

    Tıpkı ekonomide popüler sektör olan ‘inşaat sektörü’ndeki sıkıntıları aşmak için uğraş verirken geri planda değerlendirilen ‘tarım sektörü’nde işlenen cinayetin/cinayetlerin önemli değerlendirilmemesi gibi.

    Oysaki cinayet, cinayettir.Tarım sektörü, ülkenin kendi gıda ihtiyacını karşılaması bakımından en temel/kritrik sektörlerden olup, orada yapılan hatalar konuşulmasa bile işlenen cinayettir.

    Tarım sektöründeki hatalar,eksikler ufak tefek değerlendirilen cinayetlerdir.Oysaki cinayetin ufağı tefeği olmaz.Cinayet, cinayettir.Sanılanın aksine ülkenin gıdasını karşılayan, gıda güvenliğini tehdit eden hatalar tahmin edilenden daha büyük cinayetlerdir.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.